Hasta analizi ve Nöral terapi uygulamaları
Nöral terapiyle BAŞ AĞRISI tedavisi:
Baş ağrıları çeşitli şekillerde sınıfladırılmıştır hatta uluslararsı baş ağrısı cemiyeti kurulmuş bu cemiyet sınıflandırmaları güncellemektedirler. Baş ağrısı en sık görülen ağrı şeklidir herkes hayatı boyunca bir kez baş ağrısı çekmiştir. Ben size bu sınıflandırmarı ve nasıl tanı koyduğumuzu anlatmak yerine örneklerle ağrıların daha anlaşılır olmasına çalışacağım. Baş ağrınıza bizim ne isim verdiğimizin önemi yok önemli olan ağrının kaynağı ve kaynağın tedavi edilmesidir. Baş ağrılarının küçük bir kısmı beyin tümörü, beyin kanaması, beyinde damar anormallikleri gibi sebeplerle olur bunlar ilgili branşın acil müdahalesini gerektirir. Baş ağrılarının büyük çoğunluğu bu gibi sebeplerden kaynaklanmaz ve bunların da tedavisi mümkündür.
Nöral terapiyle MİGREN tedavisi:
A. Hemşire 34 yaşında iki çocuğu olan yoğun ve stres altında çalışma koşulları olan bir hanımdı.Bana ilk geldiğinde çok umutsuz görünüyordu ancak yine de bir umut diye düşünmüş olacak ki size bir şey sorabilir miyim dedi. Günde 3 tane migren ilacı alıyordu gözünde glokom vardı giderek ilerliyordu ve çok mutsuzdu. İlaçları içmezse ağrı dolayısıyla hiç bir şey yapamadığını ilaçları içtiğindeyse sürekli uyukladığını ve işine yeterli özeni gösteremediğinden yakınıyordu. Mükemmeliyetçi kişilik yapısı dolayısıyla işine ve çocuklarına yeterli özeni gösterememesi onu ziyadesiyle üzüyordu. Eve gittiğimde anne yine hasta mısın başın mı ağrıyor diyen çocukları için elimden bir şey gelmiyor diyordu. Daha önce migren için çıkarılan her ilacı içmiş denemişti. Hatta akapunktur seanslarına gitmiş biraz düzelmiş sonra yine aynı olmuştu. Benim bu ağrım hiç geçmiyecek biliyorum ama sizin yaptığınız şeyin bana faydası olur mu diye soracaktım dedi. Ben de tabiki bana 3 seans gelmeye söz ver sonra ben söylemeden geleceksin nasıl olsa dedim. Çünki 1. seansta tamamen düzelmesi olanaksız görünüyordu hatta ilk seans sonrası ağrılarının artma ihtimali bile vardı. Tedaviye başlamadan önce tıbbi geçmişini biraz daha öğrendim ve muayenesini yaptım. ilk ağrısını lise yıllarında hatırlıyor ama o zamnlarda nadir ağrı atakları olduğunu ve uzun sürmediğini hatırlıyor. 2 kez sezeryanla doğum yapmıştı ve saysız diş tedavisi vardı. Sezeryanlardan sonra ağrılarının sıklaştığını o da farketti. Nörolojiye gitmiş filmleri çekilmiş migren tanısı konmuştu. Değişik ağrı kesiciler ve antidepresanlar kullanmıştı halende migrene özel ilacı çantasında olmadan dışarıya çıkmıyordu. Ağrı sırasında bulantısı, ışık ve sese hassasiyeti vardı. Bu yüzden ağrı başladığında sessiz ve karanlık bir yere çekiliyordu çocuklarının mutsuzluğu bu yüzdendi.Ağrı sadece ağrı çekeni değil maalesef etrafındakileri de mutsuz eden ve bütün aileyi mutsuz eden bir durum. Hemşire hanım her zaman herşey mükemmel olsun istiyordu çocukları okul birincisi olsun, ev hep düzenli dursun, iş hep düzenli ve sorunsuz gitsin istiyordu ve en ufak aksilikleri büyütüyordu. Böyle ayrınıtıcı kişilik özelliklerine sahip bireylerde baş ağrısı daha sık gözleniyor. Sürekli ağrısı olduğu için de artık depresyondaydı. Uyku düzensizlikleri mevcuttu hayattan zevk alamaz haldeydi. İlk seansımızda nöral terapi uyguladım, ilacını kesmedim çünki artık bağımlıydı içme desem de içecekti ancak yeni ilaçlar da başladım onlarla geçmezse içmesini tembihledim. İkinci seansımızı hemen iki gün sonra yaptık çok mutluydu çünki bu arada ilaçtan sadece 1 tane içmişti. İkinci seansta da nöral terapiye devam ettik yine 2 gün sonra 3. seansımızı yaptık ama ben zaten artık onun tedaviye devam edeceğini biliyordum. Ona vadettiğim hiç ağrısız günler gelene kadar tedaviye devam edecekti çünkü yanıt almaya başlamıştı. Artık kullandığı ilacı bırakması gerektiğini ağrısı olduğunda benim verdiğim mineral desteğini almasını geçmez ise basit ağrı kesicileri kullanmasını geçmezse bana ulaşmasını söyledim. İlacını bırakırsa daha hızlı yol alacaktık. Hormonal migreni olduğunu düşündüğümden tedavisine bu yönde devam ettik ancak ağrı atakları azalmasına ve ağrı yarım satte kesilmesine rağmen tamamen yok olmamışlardı. Bu sefer o mutlu ben mutsuzdum. Çünki atağı başladığında basit bir ağrı kesici içiyordu ve yarım saatte geçiyordu ayrıca haftada bir bile atağı olmuyordu ama ben mutsuzdum çünkü hiç olmaması gerekiyordu. Bunun için panaromik diş filmi çektirdik haklıydım dişte bozucu alan() vardı. 3 tane çekilmiş diş bölgesinde diş etine gömülmüş yan duran diş kalıntıları vardı. Çene cerrahına gönderdim ancak onu kalıntıları temizlemek konusunda ikna edemedim. Açıkçası hastayı da bu tür bir müdahaleye ikna edemedim çünkü o artık mutluydu hatta glokomu bile gerilemişti. Aslında glokom da baş ağrısına katkıda bulunan bir rahatsızlıktı ve onun da sıkı kontrol altında olması gerekiyordu o yüzden 2 seans daha superior sempatik ganglion blokajı yaptık. Şimdi nadiren ağrıları oluyor basit bir analjezik, hepimiz gibi alıyor ve ağrısını unutuyor. O bu haliyle mutlu olduğundan çenesine yapılacak müdahale de zahmetli olduğundan ayda bir ağrısının olmasına ben de razı oldum.
Nöral terapiyle GERİLİM TİPİ BAŞ AĞRISI tedavisi:
Genç bankacı hanım uzun saatler boyunca bankada bilgisayar başında çalışıyordu. Çalışma saatlerinin uzunluğu bir tarafa yüksek hacimlerde paraların hesapları ve uygunluğunu denetliyordu hata yaparsa asla geri ödeyemeyeceğini düşünüp daha da strese sokuyordu kendini. Birkaç senedir olan başlayınca günler süren bazen bulantıların da eşlik ettiği sıkıştırıcı tarzda kronik bir baş ağrısından rahatsız idi. Kendisi migrenim var benim diye geldi ancak bu konuda fazla sayıda doktora gitmemişti ağrısı olduğunda NSAİ gruptan analjezikler içiyordu ağrısını hafifletiyormuş ancak geçirmiyormuş. Onun dışında septum deviasyonu operasyonu geçirmişti bir kez sezeryan ile doğum yapmıştı medikal geçmişi bununla sınırlıydı. Bu genç hanım arkadaşım migren olduğunu sansa da başağrısı gerilim tipi baş ağrısı ile uyumluydu. Muayenesinde boyun bölgesinde tetik noktaları vardı. Bu noktalar basmakla ağrılıdır ve aktif bir tetik nokta çok ciddi ağrılara sebep olabilir. Yine bir bankada müdür olan 40 yaşındaki Ahmet Beyin hikayesini bu arada anlatmak istiyorum. Sol omuz ve kola vuran göğüs ağrısı nedeniyle iki kez acile gitmiş tüm kardiyolojik tetkikleri yapılmış ancak kalbinin iyi olduğu söylenmişti. Ağrı egzersizle değil stresle başlıyordu ve saatlerce sürüyordu. Muayenesinde göğüs kasında bir tetik nokta saptadım tetik nokta enjeksiyonu sonrasında bir daha göğüs ağrısı olmadı tek seans yeterli oldu.Boyun ve sırt bölgesindeki tetik noktalar da ciddi başağrısı sebebi olabilmekte.Bu hanım arkadaşıma tetik nokta enjeksiyon yaptım elbette nöral terapi de uyguladım. Ancak bir hafta sonra görüşebilecektik ve o da bu dönemde ağrılarının karakterini gözlemleyebilecekti. Bir hafta sonra bir mucize bu diye karşıladı beni hiç ağrısı olmamıştı rahat bir hafta geçirmişti ve mutluydu. Biz de ikinci görüşmemizde dismenoresine yoğunlaştık. Dismenore yani adet öncesi ağrıları hep vardı ve o bunu normal hep olan bir şey diye yorumladığından üzerinde durmuyordu ancak dismenore bütün kadınlarda görülen olağan bir durum değildir. Dismenore için tekrar nöral terapi seansı uyguladık. Kendisiyle iki ay sonra sohbet ettik hala bana ihtiyacı yoktu halinden oldukça memmundu. Baş ağrıları oldukça kolay nedenlerle hayatı bize çekilmez kılabiliyor kasların içinde oluşan bu küçücük tetik noktaların hem iş hem de özel hayatımızı ne kadar etkilediğine bir bakın. Gerilim tipi baş ağrısındaki gerilim gerçekten hem psikolojik gerilimi hem de kas gerilimini bize anlatıyor. Bağımsız görünse de asla değil. Duygusal olarak gergin olduğumuzda omurgamız etrafındaki küçük kaslar geriliyor ve bunun tekrarlaması sürekli olması da çoğunlukla da boyun ve bel bölgesindeki kasları etkiliyor bazen boyun ağrısı bazen bel ağrısı bazen de baş ağrısı olarak ortaya çıkabiliyor.
Nöral terapiyle FİBROMİYALJİ (HER YERİM AĞRIYOR HASTALIĞI) tedavisi:
Geniş bir alanda vücudun çeşitli bölgelerinde tanımlanmış 18 hassas noktada hissedilen bu ağrıda ağrı gezici olabiliyor. Tanı kriterlerinde bu noktaların hassas olması, yorgunluk, uyku bozukluğu, sabah tutukluğu, bağırsak sorunları, soğuğa hassasiyet iştah soruları gibi bulgular mevcut. Sıklıkla orta yaşlı hanımlarda görülen bu hastalığı doktorluğumun ilk yıllarında hiç sevmezdim. Sağlık ocağına gelen bu hanımlar herşeyden şikayet ederlerdi. Uyku uyuyamıyorum, yataktan kalkamıyorum, Hiçbir şey yapmak istemiyorum, kimse bana dokunmasın istiyorum gibi depresif duygu durumlarını sıralarlardı. Ağrı kesici ve antidepresan vermek dışında yapmayı bildiğim ,bir şey olmadığından bu hastaları fizik tedaviye yönlendirirdim. Bu hanımlardan çevremde de çok vardı. Babannem, anannem, annem, komşu teyzeler. Hepsinin beklentisi ağrılarının gerçek olduğuna beni inandırmak ve onlara çare bulmamdı. Bu hastaların ağrısının gerçek olduğuna pek az kimse inanıyor çoğunlukla ilgi isteği olarak yorumlanıyor ve ciddiye alınmıyor. Gerçekten ancak hasta olduğunuzda sizinle ilgilenen insanlar varsa bu alışkanlık haline gelebilir ve ilgiye ihtiyaç duyulduğunda ağrı oluşabilir. Fibromiyaljide bu böyle değil ağrı depresyonu oluşturuyor depresyon ağrıyı artırıyor . Ben o zamanlarda bu hanımlara çare olamıyordum çünki o zamanlarda yaşadıkları tüm enfektif hastalıkların, ve cerrahi müdahalelerin ağrıyla ilişkisini bilmiyordum. Bozulmuş duygu durumunun veya depresyonun ağrılarını artırdığını o zamanlar da biliyordum ama antidepresanlar da fayda etmiyordu. Bozucu alanın ne olduğunu öğrenir öğrenmez çevremdeki bu mutsuz hanımları tedaviye başladım. Annemle işe koyuldum. Sürekli boynuna masaj yaptırması gerekmiyor artık ve sık sık laksatif(bağırsak içeriğini yumuşatan maddeler) kullanmasına da gerek kalmadı. Artık her yerim ağrıyor diye yakınmıyor her gün ağrısız bir şekilde yürüyüşlerini yapabiliyor. Sabah yataktan kalktığında kendini bitkin hissetmiyor. Yılda bir kez fizik tedavi merkezine gitmesine ve düzenli fizyoterapi seanslarına da gerek kalmadı. Nöral terapi hem maddi hem manevi hastaya da bana da kazanç sağlayan bir yöntem. Her hastanın medikal geçmişi farklı olduğundan tedavisi de farklı olacaktır o yüzden burdan hepinize şunu için iyileşirsiniz gibi hap bir bilgi sunamıyorum. Annemin yaşadığı yaşam stresinin yanında geçirdiği batın operasyonu onun beden bütünlüğünü bozan önemli bir nedendi. Geçilmiş operasyon bölgesine yönelik çalışma ağrısını da geçirdi.
Nöral terapiyle BEL AĞRISI tedavisi:
Bel ağrısı şu güne kadar hiç çekmediyseniz bile bir gün mutlaka tanışacaksınız. Bel ağrının ancak % 15 kadarı belde ciddi bozukluk sonucu olur. Bel fıtıklarının da az bir kısmı ameliyatla tedavi gerektirir. Ameliyat gerektiren fıtıklar çok beklemeden ameliyat edilmelidir. Büyük kısmında ise kas spazmı, faset eklem problemleri görülür. 70 yaşlarında bayan hasta bel ağrısı nedeniyle opere olmuş. Operasyon sonrası ağrısı hafifler gibi olmuş ancak tekrar artmış. Transforaminal steroid enjeksiyonu yapılmış yine ağrısı hafiflemiş ancak tekrar artmış. Operasyonu yapan beyin cerrahı arkadaşım ameliyatının gayet iyi olduğunu yeniden ameliyatı gerektirecek bozukluk olmadığını ağrısına çözüm bulamadığını benim yaptığım terapilerin faydası olup olmayacağını sordu. Hastayı değerlendirdim gerçekten fıtıklaşma sorunu görünmüyordu. Medikal hikayesi biraz kalabalıktı. Tiroid ve histerektomi operasyonları da olmuştu. Yalnız yaşıyordu emekliydi gününü dolduran özel bir uğraşı da yok görünüyordu. Ağrı tedavisinde birkaç yöntemin birden kullanılması çok faydalı. Nöral terapi, vitamin mineral desteği ve fizyoterapi uygulandı. Bu hastanın fizik tedavi ve rehabilitasyon görmesi gerekmekte, psikoterapi alması gerekmekte ve ağrısının kesilmesi en azından azaltılması gerekmekte. Tabii ki doktor olarak bizler elimizden geleni yapıyoruz ama hastanın da yapması gerekenler var onun yerine egzersiz yapamayız. Eğer bel ve karın kasları güçlenmez ise ağrı ataklar halinde gelecektir. Bunun için ağrılar geçtiğinde egzersizleri hem bizim tedavimiz sonrasında hem cerrahi sonrasında uygulamak gerekir.
Nöral terapiyle FANTOM AĞRISI tedavisi:
Değişik sebeplerle deprem,savaş, hastalığa bağlı ameliyat; kaybedilen uzuvda kol bacak ağrı olması.Nöropatik ağrı sınıfında tanımlanmakta. Üzerinde pek çok çaılşma yapılmış ağrı grubudur. Bazı çalışmalarda amputasyon sırasında hastaların uyanık kaldığı sinir blokajlarıyla ameliyatlar sonrasında bu ağrının daha az görüldüğü söylenmiş ve sadece bilinç süreciyle açıklanmış. Ancak sonuçta bu hastalarda ağrının daha az görülmesi reyjonel anestezi sürecinin nöromatrikse olumlu sonuçlarıyla açıklanabilir. Başka bir çalışmada da kortikal reorganizasyon "beyinde yaniden yapılanma" gelişenlerde ağrının daha fazla görüldüğü saptanmış. Sonuç olarak hem nöromatriksteki değişiklikler hem de kortikal düzeydeki değişiklikler ağrının gelişmesinde etkili görünüyor. Ayna tedavisi ile işte bu yeniden yapılanma beyindeki ağrı hafızası siliniyor. Tekrarlanan sempatik ganglion enjeksiyonları da nöromatriksi yeniden yapılandırarak hücrenin ağrı hafızasını değiştirebilmektedir. Çoğunlukla basit ağrıkesicilerin yetersiz kaldığı bu ağrı da opioid türevi ağrı kesiciler ve gabapentin, pregabalin türevi ilaçlar kullanılmaktadır. Ancak nöral terapi, davranış terapileri, regresyon terapisi kalıcı iyileşme sağlıcak ilaç bağımlılığını ortadan kaldıracaktır.